RSS
people

İletişimi Güçlü Dostluk

Sevgili Dostum,
Dostluğun sağlam olmasının gereklerinden bir tanesi de dostu ile iletişiminin sağlam temellere dayandırılmasıdır. Dostları ile iletişim kurmayı çok zaman bilmeyen insanların dostlukları da bu yüzden sağlam olmamakta. Bugünkü mektubumda işte sana “ iletişimi sağlam dostluk nedir” onu anlatacağım. Dostlukta ,  uzun ömürlü dostlukta temel ilke sağlam iletişim kurmak ve bunu geliştirmek ile olur.

Canım dostum,
İletişimi sağlam dostlukta her şeyden önce dostlar,  dostlarını kendi görüş ve bakışları ile tanırlar ve dostlarının nasıl insan olduklarını sorgulamaz ve başkalarına da “ onu nasıl bilirsin? “ diye sormaz. Ama günümüzde insanlar bir insanla tanıştıkları zaman hemen başkalarına o insanın nasıl olduğunu sormaktalar ve çoğu zaman da çevresinin etkisi ile insanları çok zaman yanlış tanımaktalar,  çünkü tanıdıklarına başkalarının gözü ile bakmaktalar. Daha doğrusu da tanıyamamaktalar. Ama biz birbirimizi kimseye sormadığımız ve kendi bakış açımızla ve gönlümüzle,  aklımızla tanıdığımızdan dostluğumuz sağlam temellere dayandı ve örnek dostluk oldu. Ben seni sadece kendi görüş ve bakışımla sende beni sadece kendi görüşün ve bakış açınla tanıdık. devamını oku »

Yorum Yok |

Tokatla Kendini !

http://1.bp.blogspot.com/_hv97iALambE/S1GJSL0FoFI/AAAAAAAAAKM/Dw747nT9X5E/s320/tokat+atmak.jpgBırak başkalarını kötülemeyi, kötü olan sensin, damarlarında akan kirli kan ve kararmış kalbin. Barış anlaşmanı boz önce, çıkar gömdüğün savaş baltanı. Kendiyle barışık olmak meziyet değil, eziyettir. Erdem, kendiyle karışık olmaktır. Bırak başkasının yakasını, kendi yakana yapış, sık boğazını, daralt kendini, daraltma beni, bi rahat ver, huzur ver ki huzur bulasın.

Çıkar güneş gözlüklerini, at gözlüğü lazım sana. Etrafına bakmaktan burnunun ucunu göremez olmuşsun, yolunu şaşırmışsın. Sağ sol yapma, istikamet üzere istikrarlı ol. Sonra bir ayna bul kendine, aynasız olma. Aşağılarken beni, yüzünün nasıl büzüştüğüne şahit ol ki çirkinleşen suratından miden bulansın. Besmeleyle vur gözünün üstüne, perdeler yırtılsın ki sadece görmek istediklerini değil bakıp ta görmediklerini de görebilesin. Şimdi kendine hakkını teslim et, aşağıla, incit. Makamının altını oy, tuzak kur, çukura düşür kendini. Tenzil eyle rütbeni.

Dengeni(!) boz, zaten dengesizsin farkında değilsin. Dengesiz düzenini al, yükseğe kaldır sonra hiç düşünmeden yere çarp, değerli(!) bir eşya gibi. Üzülme sağlam kalanlar değerlidir ve seninledir, kırılıp gidenlere üzülme. Hayat düzenin, inançların ve karakterin gibi sağlam ve dengeli olsun.

Çelme tak kendine, uzan boylu boyunca toprağa, burnun sürtülsün. Bir daha da yüz çevirerek, çalımlı yürüme. Şeytanların da kardeşleri vardır, seni kendisiyle ikrama erdiren kişinin yürüyüşü böyle değildir. “Yeryüzünde kibir ve azametle yürüme, çünkü sen ne arzı yarabilir, ne de boyca dağlara yetişebilirsin” devamını oku »

Yorum Yok |

Zalimin Zulmü Varsa Sevenin Arabesk’i Var!

Arabesk müzik dinleyerek okumanız  tavsiye edilir.

Aşığım ulan, deyip sokaklarda nara atan âşık sahnelerini biz Yeşilçam’da gördük. Yeşilçam bir eğitim yuvasıydı, orda yaşanan her şey hayatımıza yansımalıydı. Demek ki aşık olana sokaklarda bağırıp çağırmak serbest, yan gözle bakmak yasaktı.

Seviyorum ulan var mı ötesi? Yok, gerçekten yok! Zira sevmeyi biz ‘.’ Ne kadar çok seversen o kadar bahtiyarsın. Öyle sev öyle sev ki felek utansın.’’ Şarkısından öğrendik. En çok biz seviyorduk. Aşıktık işte! Biz ne dersek o olurdu. Her şey hoş karşılanmalıydı, herkes bize otobüste yer vermeliydi. Yer gök bilmeliydi bu aşkı. Her şey böyle güzel giderken “Ağlamak çok zor , ağlayamamak çok zor. Her gün seni kaderimden dileniyorum.’’ diyeceğimiz günlere geleceğimizi nerden bilebilirdik?

Ve gün geldi ’’Aşk sözlerim yalan oldu. Seni sevmek haram oldu. Eğlenip gülen sensin. Olanlarsa bana oldu.’’ Deyip feryat figan dolandık durduk İstanbul sokaklarında. Çünkü sevdiğimizi İstanbul sokakları almıştı ve çaresini de bulmalıydı. devamını oku »

Yorum Yok | Etiketler: , , , ,