RSS
people

Artık Çok Sıkıldım..

Sıkıldım şu hayatta yaşamaktan. Sıkıldım kalabalığın içinde yanlız olmaktan. Konuşup konuşup anlaşılmamaktan sıkıldım. Eskileri düşünmekten sıkıldım. Yenilerin bir şeye kar etmediğini yinelemekten sıkıldım. Riya dolu sohbetlerden, iki yüzlü hayatlardan, kötü olmamamk adına hataları göre göre, bile bile susmaktan sıkıldım. Birilerinin baskılarıyla yaşamaktan, her gün aynı şeyleri yapmakatan, hep arada kalmaktan, sesizliğimle haykırdığım hiçbir şeyin hala anlaşılmamışlığından çok sıkıldım. Bu yaşadığım hayattan çok sıkıldım. Kendimi, yanlızca kendimi buralardan alıp gitmekten sıkıldım. Hep gitmek isteyipte bir türlü gidemiyişimden daraldım, bunaldım, sıkıldım artık. İnsanın kendine ait anları olması gerektiğinde, inanıpta yapamadığım için beceriksizliğimden sıkıldım. Hep susmaktan, sustukça üzerime gelinmesinden çok sıkıldım…

Ben Herşeyimi yavaş yavaş kaybediyorum. Git gide anlamsızlaşıyor hayatım. Umarım Birgün tekrar kazanırım kaybettiklerimi.

5 Yorum |

Behlül’de kimmiş? En güzel Benimm!

http://www.hizliupload.com//img/287142EyupTuran.jpg

“Güzel herkese göre değişir” “Güzellik geçicidir” “Dış güzellik önemli değil,  huyu güzel olsun” “Kendi güzel olacağına bahtı güzel olsun” “Güzellik önemli değil,  yeter ki insan olsun”
Hepsi mırın Aynı zamanda kırın. Yani mırın kırın. Bu sözler,  birisi de ben isem,  güzelliklere ulaşamayan zavallıların züğürt tesellisidir. Sizi gidi sahtekâr dünyanın sahtekâr insanları!
Güzel herkese göre değişmez. Göreceli bir kavram değildir. Bir kadının öldüren gülüşle aralanan parlak gül kırmızısı,  hafif ıslak dudakları nasıl göreceli olurmuş? Sen at dudağından mı hoşlanıyorsun? Bir avuç şeker al git ahıra. Ha hi ha hi ha hi!

İyi de herkes Behlül değil. Saba melikesi değil. Çoğumuz boyunu bükük Allahın garip kulu. Kimimizin boynu çöp,  karnı küp gibi. Ali’de salatalık gibi burun,  Veli’de inek gibi karın. Suratsız Cemşit’de dalga dalga saç,  Yusuf yüzlü Arifim dımdızlak kel. Neriman bayrak direği,  Keriman montofon ineği. Bir haksızlık,  bir adaletsizlik ki deme gitsin!
Yaratan yaratmış. İstersen itiraz et. Gönül Akkor ablamız yalvarıyor adeta “Tanrım beni baştan yarat” Aman ablacığım sonra duan kabul olur da bu halini de kaybedersin. Malı iade şansımız olmadığına göre cüzi kul aklımızla çözümler bulmak zorundayız.
Ne yapmalı? Ne etmeli? devamını oku »

Yorum Yok | Etiketler: , , , , , , , ,

Senden Vazgeçtim (

Kalktım bir çay yaptım kendime,  bir şaki gibi dikilip camın önünde geceye,  adını yazdım buğusuna camın… Parmak uçlarım acem işi hançer oldu,  kanattım adının camda nefesime karışan gölgesini,  o an senden vazgeçtim…

Sen hiçbir zaman bendeki sen olmadın aslında. Ben bunu şu an fark ettim gözümün dibindeki iki damla ürkek yaşla. Çok zor seni sürmek içimden,  kovmak seni hüküm sürdüğün kalbimden… Bunu bildiğim için,  bir de yemin ettim.

Sen hep bencildin. Hep sadece,  ben seni seveyim istedin. Beni sevmekle eğlendin sadece. Bu bir oyundu senin için; beni sevmek oyunu,  oysa gerçekte hiçbir zaman beni sevmedin. Aklın hep başka yerlerdeydi. Güya çılgındın,  gerçekten uçarıydın,  oysa sadece çocuktun,  sadece çocuksun! Ben gözüne batmak için çırpınırken,  dönerken etrafında pervane misali,  bana bakıp,  gülümseyip,  hep görmezden geldin…

Şimdi sadece telefonlarımı çaldırıp cevap alamıyorsun ya; yarın ben tamamen yok olacağım senin için. Bana hiçbir şekilde ulaşamayacaksın. Çıkıp gelme,  gelirsen kapıda kalacaksın. Sadece ismim kalacak aklında,  sürekli hatırladığın gözlerim; senin için tüm yelkenlerini indirip,  tüm perdelerini kaldıran ve sadece sana farklı bakan gözlerim. İlk önce ani kopmanın acısını duyacak kalbin hafiften. Önce küçümseyeceksin acını. Saatler içinde,  günler içinde,  yaranın derinliğini algılayacak beynin ve acın derinleşecek. Sonra,  ömrün boyunca uğultulu bir boşluk taşıyacaksın kulaklarında bana dair. Şimdi,  şu anda,  camdan kayıp giderken adını taşıyan harfler birer birer yokluğa,  sen deli gibi çaldırırken telefonlarımı bana ulaşmak için,  ben senden vazgeçtiğimi fark ettim. Sense beni kaybettiğini…

Çığlıktı duymak istemediğin sesim,  ben susunca eksikliğini hissettin. Bilsen nasıl acıyorum sana,  nasıl üzülüyorum… Sakın yanlış anlama,  seni artık arkadaşça bile sevmiyorum. Sadece çok yakından bildiğim hazin bir hikaye oldun sen artık benim için. Biraz sonra silinince telefonumun da hafızasından artık yabancı olan ismin,  ekrandaki arayan numaran da,  herhangi bir numara olacak,  sen el olacaksın benim için…

Artık anlamsız çaban… Çünkü ben senden vazgeçtim,  üstelik bir de yemin ettim…

2 Yorum |