
geçtim gene bir sürü krizlerin içinden, çıktım yeni bir düzlüğe, etrafıma bakınıyorum. eskiden kalma insancıklar. (yenilerine hiç sözüm yok, aman yanlış anlaşılmasın.) ben nasıl sağ kalmışım, şaşıyorum. aslında şaşırmamam lazım. çünkü çok büyük çaba harcadım onlar gibi olmamak ve yine de onlarla birarada olabilmek için.
sapı samandan ayırmak, ne zor iş, utanıyorum onlardan, aynı havayı solumuş olmaktan, onlarla bir tutulabilme ihtimalinden, kendimi bugüne kadar onlarla bir tutmuş olmaktan ve onlar, ne kadar da kızmışlar bana, onlara benzemediğim, ne yapsalar ne etseler de kendilerine benzetemedikleri için.
kendi saflığımdan da utanıyorum. hiç aymamışım durumlara. hiç ama hiç. yazık. o yüzden gitmek istiyorum buralardan. hepsini gerimde bırakmak. arÅŸive kaldırıp tozlanmalarını seyretmek istiyorum. ölüp gitseler cenazelerinde bulunmamak. okkalı kaypak bir bahanem olsun istiyorum bir kerecik. bir kerecik de ben sahte olayım istiyorum. uzaktaydım gelemezdim. aslında gelmek isterdim gibi yapmak. -uzakta o, herhalde gelemedi- desinler. evet cenazelerini düşünüyorum. ben öldüğümde aÄŸlayanım (anlayanım bile) yoktu, unutmadım. sonradan aÄŸlıyormuÅŸ gibi yapanları da…onları da gördüm, bir kez daha öldüm, on kez daha, yüz kez…kimse bilmez.
istemiyorum artık insancıklar hayatıma dahil olsun. onlar beri dursun istiyorum. ucuz bir naylon poÅŸete istifleyip atabilsem onları bir kenara. çıkamasalar ordan bir daha. sesleri ulaÅŸmasa kulaklarıma, pislikleri bulaÅŸmasa…










