RSS
people

Paramız Olsaydı..

Çok etkileyici bir yazı

Bundan 2 hafta önce internet cafenin önünde sigara içiyordum.Biraz solumdaki bir adamın kucağında oturan kızıyla konuşmasına kulak misafiri oldum.giyim kuşamları pek iyi değildi.kız öyle bir kızdı ki ufak sevimli çok güzel birşeydi.ve söylediği bişey içimi acıttı o an tam göğsüme mermi yemiş gibi hissettim
-”baba”
-”efendim kızım”
-”Paramız Olsaydı Dondurma Alır mıydık?”
……

siz okuyosunuzda içiniz acıyor ben bu olayı yaşadım çıkarıp cebimden dondurma parası vericektimde adamın kabul etmiceğini bildiğim için yapmadım öyle bişey bide kalkıp biz dilencimiyiz filan der acı 2 ye katlanır mazallah

3 Yorum |

“Gençler bilebilse, ihtiyarlar yapabilse”

Merhabalar, hemen hemen hergün rutin olarak yapdığım takip ettiğim sitelerin birinde çok güzel bir yazı gördüm beni ziyadesiyle etkileri, şuan gençliğin tüm kanayan yaralarına deyiniyor, buyrun efendim.

Bir Arap Şairi’i, ihtiyarlığın eline düştüğü acizlik günlerinde şöyle dertlenir:

Eğer gençliğim, dönüp tekrar bana gelseydi,
İhtiyarlığın elinden neler çektiğimi, ona şikâyet edecektim.

Tabii ki, bu duyguyu çok insan yaşadı. Fakat böyle bir şikâyeti hiç kimse yapamadı. Çünkü kimseye gençliği tekrar geri gelmedi.

Rahmetli babam, vefat edinceye kadar kendisini hep genç saydı. “Ben kıdemli gencim” derdi ve eklerdi: “İmanlı insan, dünyada kaybolan gençliğine fazla yanmaz. Çünkü bu fani geçlik ebedi ve baki bir gençliğin tohumudur.”

Sonlu ve sınırlı olanı verip, sonsuz ve sınırsız olanı almak, elbette çok karlı bir ticarettir. Böylesine kazancı bol bir ticaret imkânını, ancak Rabbimiz sunar bize. devamını oku »

3 Yorum |

Ey Müslüman Türkler ve Kürtler

Ey Müslüman Türk ve Kürtler!.. Ne olur! Artık insaf ediniz, gözlerinizi açıp uyanınız! Bin yıl İslâmın bir rahm-ı mader sıcaklık ve merhametine sãhib sinesinde kucak kucağa, ikiz kardeşler gibi yaşadınız. Beş vakit namaza birlikte koştunuz, Ramazan hilâlini birlikte beklediniz, bayram neş’esini birlikte yaşadınız…

Üç kıtaya uzanan geniş vatan sathının serhadlerinde küfrün açtığı sevaş cephelerine birlikte koştunuz. Çanakkale destanını birlikte yazdınız, İstiklâl mücadelesini varlık yokluk savaşına birlikte çevirdiniz. Resmî tãrihin dehşetli ve hainane yalanlarına rağmen bunun böyle olduğunu biliyorsunuz. Gãzi ya da şehit olurken Türk veya Kürt oluşunuz birşey
ifãde etmiyordu, Allah yolunda savaşan mü’minlerdiniz…

Genç kız ve delikanlılarınız sarmaşık güllerin iştiyakıyla birlikte yuvalar kurdular. Mürur-u zaman kanlarınızı da karıştırıp, birbirinizi sevmeniz ve birbirinizin hayatlarına hayatınızı feda etmeniz için başka hiçbir sebebe ihtiyaç bırakmayan İslâm kardeşliğinizi âdeta nesebî bir kadeşlikle de tahkim etti. Farklı vücutlarda yaşayan, yekpâre ve büyük tek ruh gibiydiniz… devamını oku »

Yorumlar kapalı |