Kalktım bir çay yaptım kendime, bir şaki gibi dikilip camın önünde geceye, adını yazdım buğusuna camın… Parmak uçlarım acem işi hançer oldu, kanattım adının camda nefesime karışan gölgesini, o an senden vazgeçtim…
Sen hiçbir zaman bendeki sen olmadın aslında. Ben bunu şu an fark ettim gözümün dibindeki iki damla ürkek yaşla. Çok zor seni sürmek içimden, kovmak seni hüküm sürdüğün kalbimden… Bunu bildiğim için, bir de yemin ettim.
Sen hep bencildin. Hep sadece, ben seni seveyim istedin. Beni sevmekle eğlendin sadece. Bu bir oyundu senin için; beni sevmek oyunu, oysa gerçekte hiçbir zaman beni sevmedin. Aklın hep başka yerlerdeydi. Güya çılgındın, gerçekten uçarıydın, oysa sadece çocuktun, sadece çocuksun! Ben gözüne batmak için çırpınırken, dönerken etrafında pervane misali, bana bakıp, gülümseyip, hep görmezden geldin…
Şimdi sadece telefonlarımı çaldırıp cevap alamıyorsun ya; yarın ben tamamen yok olacağım senin için. Bana hiçbir şekilde ulaşamayacaksın. Çıkıp gelme, gelirsen kapıda kalacaksın. Sadece ismim kalacak aklında, sürekli hatırladığın gözlerim; senin için tüm yelkenlerini indirip, tüm perdelerini kaldıran ve sadece sana farklı bakan gözlerim. İlk önce ani kopmanın acısını duyacak kalbin hafiften. Önce küçümseyeceksin acını. Saatler içinde, günler içinde, yaranın derinliğini algılayacak beynin ve acın derinleşecek. Sonra, ömrün boyunca uğultulu bir boşluk taşıyacaksın kulaklarında bana dair. Şimdi, şu anda, camdan kayıp giderken adını taşıyan harfler birer birer yokluğa, sen deli gibi çaldırırken telefonlarımı bana ulaşmak için, ben senden vazgeçtiğimi fark ettim. Sense beni kaybettiğini…
Çığlıktı duymak istemediğin sesim, ben susunca eksikliğini hissettin. Bilsen nasıl acıyorum sana, nasıl üzülüyorum… Sakın yanlış anlama, seni artık arkadaşça bile sevmiyorum. Sadece çok yakından bildiğim hazin bir hikaye oldun sen artık benim için. Biraz sonra silinince telefonumun da hafızasından artık yabancı olan ismin, ekrandaki arayan numaran da, herhangi bir numara olacak, sen el olacaksın benim için…
Artık anlamsız çaban… Çünkü ben senden vazgeçtim, üstelik bir de yemin ettim…






















Mart 3rd, 2010 at 05:43
evet haklısın arkadaş bu dünyada kimseyi sevmeyeceksin hiç kimse haketmiyor sevilmeyi biz bile böyle söylerken kendimize dönüp soruyormuyuz acaba biz de bizi sevenleri sevdik mi ki başkaları da aynı şeyi bizim için düşündü ve aynı şekilde nefret ettimi belki de onların ahı yüzünden böyle cezalandırılıyoruzdur vazgeçmek zorunda kalıyoruz
Mart 21st, 2010 at 14:52
belki bazi ÅŸeyler içimizi acıtır ama insanların yakışması tıpı ÅŸuna benzer:bazen vitrinde birtane güzel elbise görürüz ama giyince o elbise üstümze yakışmaz bu dünyada insanlarda öledir bizim yanımıza yakıştı dediÄŸimiz kiÅŸilerle bide bakmışız uyuÅŸmamış.hayatı acımasız yapan insanlar herÅŸey geçer biraz geniÅŸ pencereden bakmak gerk hayata relaks yaÅŸamak ve yarın nolcak diye düşünmemek unutmamalıyızki yaÅŸanması gerekenler hayatımızda muhakkak yaÅŸanıcak bizde yaÅŸarken hem yaşıycaz hemde seyredicez ve tek yapıcamız aciz bedenimizde dua ve dua herÅŸeyin hayırlısını istemek için dua….